45) EVLİLİK ÜZERİNE

falda-evlilik-görmek

 Biz insanlar nedense, hayatı basit yaşamaktansa karmaşık hale getirerek yaşamayı tercih ediyoruz. Bu karmaşıklığın ortaya çıkaracağı kaosun önüne geçmek için “kurallar” koyuyor, bu kurallara uygun hareket etmeyenleri ise cezalandırıyoruz.

    Evlilik mefhumu da, kurallarla çevrili bu keşmekeş yaşantının içinde kendisine yer bulmuştur. Bu kavramı sizlere, bir evlilik uzmanı diliyle yazmayacağım, yazamam da.

    Meseleyi, insanların koymuş olduğu kurallarla karmaşık hale getirdikleri hayatlarını, aslında esaret altına aldıklarını ve basit yaşayarak ömür boyu sağlıklı bir evlilik sürdürebilmemizin mümkün olduğunu göstermek için ele alıyorum.

     Biz aklı baliğ olmuşlar, rakamları çok sevdiğimiz ve mutluluğumuzu da yüksek sayılara şartlandırdığımız için 2015,2016 ve 2017 yıllarında evlenme ve boşanma sayıları üzerine bir kaç veri vermek istiyorum:

2015′ de Evlenme sayısı 603 bin / Boşanma sayısı ise: 126 bin.

2016’da Evlenme sayısı: 594 bin / Boşanma sayısı ise: 127 bin.

2017 de Evlenme sayısı 569 bin/ Boşanma sayısı ise 128 bin.

   Sadece son iki yıl için ele aldığımız veriler, yıllar ilerledikçe evlenme sayılarının azaldığını; bununla beraber boşanma sayılarının da arttığını gösteriyor. Boşanma sayılarının çokluğu noktasındaki içler acısı durum, haberlerde gördüğümüz boşanma nedenleri ve sonrasında yaşanan kavga, şiddet ve ölüm hikayeleriyle hat safhaya çıkmaktadır.

     Evlilik üzerine herkes farklı bir kaç kelam edebilir durumda olsa da boşanma nedenleri olarak sadece iki yanıtla karşılaşırız.Eğer boşanma üzerine soruyu bir kadına soruyorsanız, sorgusuz sualsiz suçlu erkek; eğer erkeğe soruyorsanız suçlu mutlaka kadındır.

Çünkü soruyu yönelttiğimiz birey için, karşı taraf mutlaka “evlilik kurallarını” ihlal edecek bir şeyler yapmıştır. Mutlaka bir esir hayatı yaşamıştır ki, canının yangınıyla karşı tarafı mesul tutuyordur. 

Sevgili okurlarım.

   Evlilik, evvela iki iken bir olmanın, üç dört beşken de, aile olmanın adıdır. Evlilik, başlı başına o çok sevdiğimiz ve çokluğunu mutluluk kabul ettiğimiz rakamlara karşı olan özgür bir kavramdır.

    Evliliği maddelerle sınırlayıp, izah edemezsiniz. Evlilik sözleşmesi gibi çağ dışı bir yaklaşım, işte bu kuralcılığın ortaya çıkardığı bir müsvetteden ibarettir. Kurallar, hapishanedekiler için geçerlidir. Toplum ahlakına aykırı (hırsızlık, taciz, cinayet vb.) davrandıkları için, kurallarla çevrili dört duvara sıkışmışlardır.

    Akıllara ideal evlilik nasıl olmalıdır gibi bir soru gelebilir. Naçizane fikrim ve Allah’tan niyaz ettiğim evlilik şu şekildedir:

   Doğada, erkek canlı, kendine bir dişi seçer ve onu kazanmak için türlü çaba sarf eder. Eğer kazanırsa ilişkide üstleneceği sorumluluk, yuvasını korumak, kollamak, ihtiyaçlarını gidermek ve adil bir şekilde yönetmektir.

    Dişi ise naif ve nazlı taraftır. Kendisini değerli hissettiren, koruyan ve iyi bir baba olacak erkek arar. Eğer bulursa, ilişkide üstleneceği sorumluluk, başta yuvayı yapmak, aileyi her koşulda bir arada tutmak, erkeği ve yavruları arasında dengeyi korumak ve yuvasının ihtiyaçlarını gözetmektir. 

 Şimdi aynı yaklaşımı biz insanlar için de yapalım.

    Erkek, gücü temsil eder. Fiziksel olarak tabi. Ona verilen bu gücü kendisinden daha zayıf olan eşini ve çocuklarını korumak ve kollamak için kullanır, kullanmalıdır. Aynı zamanda evin idaresinden sorumludur. Çünkü yönetmek, daha mantıklı karar alabildikleri için erkeklere verilmiş bir vasıftır. Erkek, mantığı ile hayatını idame ettirdiğinden duygusal olarak kadından daima daha zayıftır. Nefs olarak kolayca kanabilir ve bir çok yanlışa sürüklenebilir. (E erkeklerin aklı yok mu ? demeyin. Ben akıldan bahsetmiyorum :)) 

    Kadın ise, kırılgandır ve sevgiyi temsil eder. En büyük gücü, kalbidir. Yuvasını sevgiyle inşa eder. Koltuğundan sehpasına, perdesinden duvardaki saatine kadar her şeyi ince ince hesaplayarak kuruverir. Bununla beraber, eşinin zayıflığını gidererek onu daha düzenli,sevgi dolu ve huzurlu bir yaşama hazırlar. Amiyane tabirle, hem eşine hem de çocuklarına bakıcılık yapar. Ama bunu kural ya da ‘işi’ olduğu için değil, “ailesini sevdiği için” yapar.

    Bir şeyi fark ettiniz mi ? 

    Kadının zayıflığını erkek, erkeğin zayıflığını kadın tamamlar. Zaten,

Evlilik tamamlanmak için vardır, zayıflıkları yüze vurmak için değil!

    Yaratılışları farklı olmayan cinsler nasıl bir arada kalabilir ki ? Zayıf olduğunuz bir nokta olmasaydı, haşa, Allah’tan bir farkınız olur muydu ? Demek ki herkesin ihtiyaç duyduğu bir şey var, olmalı ya da olacak! 

    Siz erkekler! Eğer kadına, sevgiden yoksun, sert ve işçi gibi muamele ederseniz, o kadın kadınlığını yapmaktan vazgeçer ve sizden uzaklaşır. Sonra siz şiddete başvurur, uzatılan mikrofonlara da “Çok dır dır yapıyorlar. Çok şey istiyorlar.” diye açıklama da bulunursunuz.

   Siz kadınlar! Eğer erkeğe, güçsüz, beceriksiz ve işe yaramaz gibi muamele ederseniz, o erkek erkekliğini yapmaktan vazgeçer ve sizden uzaklaşır. Ya da maalesef sonu ölüme  varacak kadar size yaklaşır. Ve siz de uzatılan mikrofonlara “Kadına şiddete hayır!” diye açıklama da bulunursunuz.

Dipnot: Bu yazılanlar tacizci, sapık ve iğrenç yaratıkların yaptıkları şiddetten muaf tutularak yazıldı. Zira biz insanlardan bahsederek durumu ele alıyoruz.

   Erkeğin alan sınırı bellidir. Kendinden başka bir aile reisi istemez, kabul etmez. Eğer kadın, müşterek konular haricinde erkeğin alan sınırını ihlal etmez ise, erkek sert ve kırıcı tepkiler vermez.

   Kadının alan sınırı da bellidir. Evin intizam reisi kendisidir. Müşterek konular haricinde işine karışılmasını istemez. Kocalarının erken yaşta emekli olmalarını istememeleri bu yüzdendir. 🙂    

   Peki müşterek konular nedir ? 

   Kadının, ev içinde sorumluluğu çok fazla olduğundan kendisine yardım edilmesini diliyle ifade etmese de gönülden arzulamaktadır. Erkeğin bu noktada hassas davranmasında ve eşine ev işlerinde yardım etmesinde, erkekliğinden bir şey kaybetmeyeceği kesin ve mutlaktır.

   Eğer erkeklik gururu yardım etmek ile zarar görseydi, Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav), ev işlerinde hanımlarına yardım etmez ve bizlere de yardımı tavsiye buyurmazdı. Hele ki iş hayatına atılan kadınların, yardımsever ve anlayışlı bir eşe sahip olmak istemeleri en büyük arzuları iken…

   Erkek ise, ancak ihtiyacı olduğunda talepte bulunur. Tavsiye almayı sevmez. Hele hele işine karışılmasından nefret eder. Kadınlar paylaşmayı sevdikleri için fikirlerini özgür bir biçimde savururlar. Eşlerine yardım etmek isterler ancak her seferinde bu yardımsever tavırları erkek tarafından sert bir karşılıkla yok edilir. 

   Bir erkeğin müşterek açıdan isteyip de söyleyemediği şeyler, geçim noktasında anlayışlı davranan ve ona sevgi gösteren bir kadındır. Eşinin kendisiyle ilgilenmesi, gönlünü hoş etmesi, yuvasının güvende ve huzurlu olduğunu hissettirmesi erkek için yeterlidir.

    Çünkü erkek, artık hazıra konan anasının kuzusu değil, bir çok kişinin huzur ve güveninden sorumlu aile reisi olmuştur. Kendisine, ihtiyaç duyduğu bu ilgi ve sevgiyi yalnız eşi verebilir. Duygularını yalnız eşine gösterebilir. Üstlendiği geçim yükünü paylaşmak ve bu konuda dengeli bir tutumu sergilemeyi de ona ancak eşi verebilir.  

    Hulasa, müşterek konularda ve yaratılış farklılıklarında (siz buna kusur diyorsunuz) hoşgörülü, eşine karşı saygılı,sevgili ve gönülden sadakatli olan erkek ile kadın, dünyanın en mutlu çiftidir.

    Mutlu çiftlerin kuralları yoktur. Evlilik sözleşmeleri de yoktur.  “Bu senin görevin. Görevini yap!” diye tavır takındıkları patron-işçi ilişkisi ise, hiç yoktur. 

      Yazımı sonlandırırken… Başta bizi dünyaya getirip bu yaşa kadar büyüten anne ve babamızın evlilikleri olmak üzere tüm evli çiftlere, evlenmek üzere olan çiftlere ve henüz eşini bulamamış bekar kardeşlerime huzurlu ve mutlu bir aile hayatı diliyor ve yazımı şu söz ile kapatmak istiyorum:

Evlilik, madde madde kurallarla değil, ancak saygı,sevgi,sadakat ve hoşgörü duyarlılığı ile ölümsüzleşen ve sıhhatli bir toplumun düzenini inşa eden yaşamsal bir kavramdır.

-Ahmetcan DEVECİ

08.07.2018/ 22.31

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: